31 Mart 2019 Pazar

GÜMRÜKÇÜOĞLU: "İYİ Kİ DEMOKRASİ VAR!"

TRABZON - 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri bu gün Türkiye genelinde yapıldı.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, oyunu Ortahisar ilçesinin Soğuksu Mahallesi'ndeki İstiklal İlkokulu'nda kullandı.

Gümrükçüoğlu: "Sonuçlar, İslam âlemi, ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlı olsun, iyi ki demokrasi var!" dedi.

Oy kullanma işleminin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Gümrükçüoğlu, seçimlerin demokrasinin en güzel tezahürü olduğunu söyledi.

Yurt genelinde olduğu gibi Trabzon'da da insanların özgürce sandık başına gittiğini ifade eden Gümrükçüoğlu:

"31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinde tüm ülkemizde ve Trabzon'umuzda belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, muhtar ve ihtiyar heyetleri seçimini gerçekleştirmekteyiz. Ülkemiz genelinde olduğu gibi Trabzon’umuzda da tam demokratik bir ortam içinde insanlarımız siyasi tercihlerini yapmaktalar. Demokrasinin en güzel tezahürü olan seçimlerin İslam âlemine, ülkemize, Trabzon'umuza, aziz milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyor; devletimizin, milletimizin, bayrak ve vatanımızın bu güzel demokratik tezahür ile birlikte çok daha ileriye, çok daha güzel günlere yürüyeceğine inanıyorum. Sonuçlar ‘Hayırlı Olsun’ diyorum. İyi ki demokrasi var" şeklinde konuştu.

31.03.2019

30 Mart 2019 Cumartesi

NATO DAİMİ DENİZ GÖREV GRUBU GEMİ KOMUTANLARINDAN VALİ USTAOĞLU'NA ZİYARET

TRABZON - Trabzon Limanına demirleyen NATO Daimi Deniz Görev Grubu askeri gemilerin komutanları Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu'nu ziyaret etti.

TCG YILDIRM FIRKATEYN eşliğinde NATO Daimi Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında Trabzon Limanına demirleyen askeri gemilerin komutanları SNMG-2 Grup Komutanı Tuğamiral Boudewijn Boots, SNMG-2 Kurmay Başkanı Albay Juan Alanso ve beraberinde Trabzon Deniz Komutanı Dz. Albay Bünyamin Dayıoğlu, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu'nu makamında ziyaret ettiler.

Komutanları makamında ağırlayan Vali Ustaoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek:

"NATO faaliyeti olarak gerçekleşen bu ziyaretin; ülkemizin hak ve menfaatleri ile Trabzon’umuzun tanıtımı açısından faydalı ve önemli olduğunu düşünüyorum. Tarihi ve doğal güzellikleriyle Trabzon çok güzel bir şehir. Burada kaldığınız süre içerisinde bu güzellikleri yakından görme fırsatı bulacaksınız. İlimize yapmış olduğunuz ziyaretten dolayı teşekkür ediyorum." dedi.

30.03.2019

GÖREVİNİ TAMAMLAYAN GÜMRÜKÇÜOĞLU VEFA GECESİNDE AKP'LİLERLE BİR ARAYA GELDİ

TRABZON - Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini tamamlaması nedeniyle düzenlenen vefa gecesinde Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, partisinin teşkilat mensupları ile bir araya geldi.  

GÜMRÜKÇÜOĞLU: "BU ŞEHRE HİZMET ETMEKLE İFTİHAR EDİYORUM"

Trabzon Zorlu Grand'da düzenlenen gecede katılımcılara seslenen Başkan Gümrükçüoğlu:

"Trabzon'da doğmuş büyümüş olmaktan, sizlerle birlikte olmaktan, bu şehirde ‘Halka Hizmet Allah'a Hizmettir!’ düşüncesiyle halka hizmet etmiş olmaktan, vatandaşlarımızın tensibi ile belediye başkanlığı denilen şerefli görevi yürütmüş olmaktan iftihar ediyorum" dedi.


10 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti teşkilatlarının ve Trabzon halkının verdiği vazifeyi hassasiyetle taşımaya gayret ettiğini kaydeden Gümrükçüoğlu:

"Mutlaka hepimizin hayatımızda zorluklar, eksiklikler, kırgınlıklar olabilir. Oluyor da, beşeriz, şaşabiliyor insan. Sizlerin dünya görüşünüzle, kabullerinizle, mensubu olduğunuz siyasi kuruluşun ülkemizdeki tüm üyelerinden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a kadar verdiğiniz vazifeyi hassasiyetle taşımaya gayret ettim. Muhafazakâr demokrat bir Türkiye'yi oluşturmak için sizlerin ön gördüğünüz programımıza uygun davranmayı temel ilke addettim. 10 yıl içinde kimseyi ötekileştirmedik! Sizlere layık olmaya gayret ederken hak ve adaletten hiç ayrılmamaya çalıştım!.. 10 yıl boyunca sizin yüzünüzü öne eğecek şekilde mahcup etmemeye çalıştım. 10 yılın 24 saatinin 18-20 saatinde mutlaka üretmeye özel bir önem gösterdik. Sizlerin verdiği yetkiyle temsil etiğimiz siyaseti Trabzon'umuzda sahaya tatbik etmeye gayret ederken verdiğimiz sözleri yerine getirmeye hassasiyetle gayret ettim. Biz reklamla uğraşmadık! Buna zaman bile bulamadık. Hiç bir zaman şova kalkışmadık. Ancak çalışalım, vaatlerimizi yerine getirelim diye gayret gösterdik" diye konuştu.

Trabzon'da beş yıl il belediye başkanı, 5 yılda büyükşehir belediye başkanı olarak görev yaptığını hatırlatan Gümrükçüoğlu:

"Beş yıl il belediye başkanlığı görevini yürüttüm. Beş yıl büyükşehir belediye başkanlığı ile çok önemli bir değişim yaşadık. Az önce söylediğim şuurla hareket ederken 5 yılın sonunda neyi planlamışsak hepsini başlatmayı Allah bize lütfetti. Bu 10 yılda bu teşkilatın topluma mahcup olmaması bizim en büyük hassasiyetimizdi.

Mütevazı olarak sizlere sunduğumuz kitapçıkta neleri yaptığımızı arz etmeye çalıştık. Bu kitapçıkta sizlere arz etmeye gayret ettiğimiz çalışmalarımızın her gün propagandasını yapabilirdik. Ama o ayrı bir külfet ve ayrı bir meşguliyetti. Onu tercih etmedik. Bütün bu hizmetleri yaparken Büyükşehir Belediyemizin ve ilçe belediyelerimizin çalışanlarından belediye meclis üyelerimizin tümüne adeta bir aile olarak bu başarılara imza attığımızı söylemem gerekir.

Hiç kimse kendi başına havada uçup da yere konamaz. Bu bir ekip işidir. Onların gayretleri olmasa, bizler bir şey yapamazdık, onların arkasında sizler olmasaydınız bu büyük takım bir şey yapamazdı. Sizlerin arkasında da halkımız olmasaydı atalete uğrardık.

Hiç kimseye zerrece kırgınlığımız yoktur. Her hangi bir tartışma olmuşsa halk içindir. Biz hiç kimseye rant temin etme yoluna gitmedik. Çünkü teşkilatımızın dünya görüşü bunu emrediyordu." ifadelerini kullandı.

AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi de konuşmasında, Başkan Gümrükçüoğlu'na çalışmalarından ötürü teşekkür ederek:

"2009’dan 2019’a kadar Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu başkanım önemli işlere imza attık. 2009 yılında Havaalanına gelişini, karşılamamızı, şehir turunu hiç unutmuyorum. Bu dönemde çok güzel anılarımız oldu. Sayın Başkanımıza hizmetlerinden ötürü teşekkür ediyoruz" diye konuştu.


AK Parti Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu:

"Duygusal bir gece yaşıyoruz. Trabzon'un meydan parkını orijin kabul edelim, pergelin bir ucunu Tonya'ya, bir ucunu da Hayrat'a çevirelim, 18 ilçenin her metrekaresinde hizmeti olmuş, bu hizmetlerle her eve girmiş, koltuğunun hakkını vermiş bir belediye başkanımız var.

Bu vefa buluşmasını bir veda konuşmasına çevirmek istemiyorum. Çünkü biliyorum ki Büyükşehir Belediye Başkanımızla yine birlikte olacağız. Ben kadın kolları başkanlığı görevimde iken Büyükşehir Belediye Başkanımızla eş zamanlı çalıştım. Kapılarını bize sonuna kadar açtı. Bizi her zaman önceledi. İmkânlarını seferber etti. Telefon açtığımızda bizi asla ötelemedi. Nerede olmasını istiyorsak orada oldu. Nerede olmamızı istiyorsa orada olduk. Bizden yana bir hak varsa helal olsun, inşallah hakkını bize helal etsin" şeklinde konuştu.

AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar:

"Trabzon'un 10 yılında hizmet eden Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ve ekip arkadaşlarıyla yüzümüz ak olarak bu güne geldik. Büyükşehir Belediye Başkanımız ve çalışma arkadaşları, teşkilat mensupları ile birlikte hiç bir kırgınlığı bahane etmeden gece gündüz yolumuza devam ettik.

Biz kardeşiz, kendi öz kardeşinden daha fazla birbirini gören insanlarız. Büyükşehir Belediye Başkanımızın Trabzon'a her çaktığı çivi için kendisine minnettarız. Neticede herkes görevini bir başkasına devredecektir. Nice milletvekilleri, bakanlar, belediye başkanları geldi geçti. Her biri görevi bir başkasına devretti.

Ama mesele hoş bir seda bırakabilmek, alnı açık bir şekilde şehrin sokaklarından dolaşabilmektir. Sayın Başkanımız bu şehrin sokaklarında rahatlıkla dolaşacaktır ve bizde her zaman yanında olacağız" ifadelerini kullandı.  

AK Parti Trabzon Kurucu İl Başkanı Av. İbrahim Keskin, Başkan Gümrükçüoğlu'nun Trabzon’a çok büyük hizmetlerde bulunduğunu kaydetti.

Başkan Gümrükçüoğlu ile anılarını anlatan Av. Keskin:

"Avrasya üniversitesi için 2004 yılında başvuruda bulunmuştuk. 2009'a geldiğimizde başvurumuzun 5. Yılı idi ve çok kritik bir yıldı. Reddedilme ihtimali yüksekti. Kendisi ile iki kez Ankara'ya gittik.

2010 yılında YÖK Genel Kurulu toplandı. Sunum yaptık, söz başkanımıza geldi. ‘Sayın üyeler ben Sağlık Bakanlığı'nda müsteşarlık yaptım. Bina lazımsa kendi binamı veriyorum. Para lazımsa Ticaret Odası Başkanını getirdim para onda. Bu üniversiteyi mutlaka açacaksınız’ dedi. 1 saat sonra YÖK, Avrasya Üniversitesi'nin kuruluş kararını verdi. Çok teşekkür ediyorum.

Benim köyüm Maçka'nın en yüksek köyüdür. Çok yıllar ihmal edilmişti. Sayın Başkanımızla cumhuriyet tarihinin en büyük hizmetlerini aldık. Başkanımıza minnettarız" diye konuştu.

AK Parti Gençlik Kolları eski Başkanı Halim Yılmaz da, Başkan Gümrükçüoğlu ile yaşadığı anılarını paylaştı.

AKP Gençlik Kolları eski Başkanı Yılmaz:

"Gecenin 3'ün refüjde bayrak asarken makam aracını kenara çekip bizi çorba içmeye götürdüğü, hatta çorbacıyı açtırdığı çok olmuştur. Bizi asla geri çevirmemiştir. Biz 10 yıl boyunca başkanımızdan sevdayı gördük, aşkı gördük, davayı gördük, dava için kavgayı gördük. Allah’tan ondan razı osun" dedi.

Trabzon Kur'an Kursları Dernekleri Federasyonu Başkanı Ahmet Özdemir, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu'nun döneminde, Kur'an hizmetinde bulundukları için DGM’de yargılandıkları günleri unuttuklarını söyledi.

Trabzon Kur'an Kursları Dernekleri Federasyonu Başkanı Özdemir:

"Trabzon'daki Kur'an kursları olarak değerli başkanımızdan çok büyük destekler gördük. 12 Eylül’ü, 28 Şubat'ı yaşamış biri olarak Kur'an hizmetinde bulunduğumuz için bu ellerime 5 kere kelepçe vuruldu. Erzincan'da, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 3 kere yargılandım. Sayın başkanımızın öncülüğünde o günleri unuttuk. Trabzon'daki din görevlileri olarak Sayın Başkanımız teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun diyoruz" şeklinde konuştu.

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu'nun Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini tamamlaması nedeniyle düzenlenen vefa gecesinde AK Parti Trabzon milletvekilleri Bahar Ayvazoğlu ve Adnan Günnar, AK Parti Trabzon eski Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi, AK Parti Trabzon Kurucu İl Başkanı İbrahim Keskin, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, ilçe belediye başkanları, AK Parti eski ve mevcut ilçe başkanları, eski ve mevcut belediye meclis üyeleri, kamu kurumları ve STK’ların temsilcileri, kanaat önderleri ve teşkilat mensupları hazır bulundu.

30.03.2019

29 Mart 2019 Cuma

BAŞKAN GÜMRÜKÇÜOĞLU, TRABZON'DA EĞİTİM GÖREN AFRİKALI ÖĞRENCİLER İLE BULUŞTU

TRABZON - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Karadeniz Uluslararası Öğrenci Derneği (KULDER) tarafından düzenlenen Trabzon'da eğitim gören yabancı öğrenciler ile bir araya geldi.

Yabancı öğrencilerin tahsillerini tamamlayarak, tüm dünyada barış ve kardeşlik meşalesi olarak görev yapacaklarını belirten Gümrükçüoğlu: "Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi.

GÜMRÜKÇÜOĞLU: "SİZLERLE GURUR DUYUYORUZ"

Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sera Gölü Sosyal Tesislerinde düzenlenen programda öğrencilere hitap eden Gümrükçüoğlu:

"Sizler ülkemizin gençlerinden hiç ayırt etmediğimiz evlatlarımız, gençlerimizsiniz. Sizin dünya barışı, dünya kardeşliği için eğitimlerin en iyisini tamamlayarak bütün dünyaya birer meşale olarak insan sevgisini, medeniyeti, barışı ve kardeşliği getireceğinize yürekten inanıyoruz. Eğitimlerinizi tamamlayıp memleketlerinize döndüğünüzde insanlığa en güzel şekilde hizmet vereceksiniz. Türkiye’mizi, Trabzon'umuzu hiç bir zaman unutmayın. Burası artık sizin vatanınızdır. Sizlerle gurur duyuyoruz. Karadeniz Uluslararası Öğrenci Derneği (KULDER) Başkanı muhterem Ömer Salimoğlu, başkanımıza yaptığı çalışmalar, yürüttüğü hizmetlerden ötürü teşekkür ediyorum" diye konuştu.

ÖĞRENCİLER TEŞEKKÜR ETTİ

Gecede konuşan yabancı uyruklu öğrenciler ise Başkan Gümrükçüoğlu'na kendilerine olan katkılarından ötürü teşekkür ettiler. Teker teker söz alarak görüşlerini ifade eden öğrenciler:

"Büyükşehir Belediye Başkanımız bizlere her konuda çok yardımcı oldu. Bizleri sahiplendi. Bizleri asla yalnız bırakamadı. Kendisinden çok şeyler öğrendik. Emeklerini boşa çıkarmayacağız" dediler

Karadeniz Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Ömer Salimoğlu ise Trabzon'da çok sayıda yabacı uyruklu öğrencinin ilim tahsili yaptığını ifade etti.

Karadeniz Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Salimoğlu:

"Ülkemizde, şehrimize tahsil gören öğrenciler tüm dünyaya barışı ve kardeşliği getireceklerdir. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu bu bilinçle öğrencilerimize her türlü katkıyı vermiştir. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Gecede Afrikalı öğrenciler ve Başkan Gümrükçüoğlu kol kola girerek horon oynadı.

29.03.2019

UZUN YILLARDIR SAĞLIK SORUNU OLAN TRABZON'UN STEPHEN W. HAWKİNG'İ ÖĞRETMEN-YAZAR SİBEL AŞÇI'YA VALİ ve EŞİNDEN ZİYARET

TRABZON - Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu ve eşi Şenay Ustaoğlu, yaklaşık 15 yıl önce geçirdiği rahatsızlık sonucu yürüme, konuşma ve yazma yetisini kaybeden Trabzon'un Stephen W. Hawking'i bir çocuk annesi Sibel Aşçı'yı (48) evinde ziyaret etti.

Ziyarette; Vali Ustaoğlu, Şenay Aşçı'yı azmi ve başarısından ötürü tebrik ederek, teşekkür belgesi takdim etti.

Geçirdiği bir rahatsızlık sonucu çok sevdiği öğretmenlik mesleğinden ayrı kalan öğretmenliği kızında yaşayan Sibel Aşçı, hayat mücadelesinde en büyük yardımcısı olan kızı Buse Sakallıoğlu'nun desteğiyle bilim adamı, Stephen W. Hawking gibi  vücudunu hareket ettirmeyi gerektirmeyen özel program sayesinde yaşadıklarını kitaba döktü.

Hem mesleğini sürdürmek hem de insanlara örnek olmak, mesajlar verebilmek ve öğretici olmak adına ‘Hayata Bir Buse’ adını verdiği kitabında ayrıca; yaşanılan tüm olumsuzlukları hayatımızdan bertaraf ederek hayata azimle tutunulması gerektiği  gerektiğine de vurgu yapıyor.

İlk kitabı, okur severler tarafından büyük beğeni toplayan Sibel Öğretmen ikinci kitabı için çalışmalara başladı.

29.03.2019

28 Mart 2019 Perşembe

EMEKLİ VAİZ YAZAR MÜTERCİM AHMET FAİK ARSLANTÜRKOĞLU SON YOLCULULUĞUNA UĞURLANDI

TRABZON - Trabzon'un en seçkin hocalarından Karadeniz Yazarlar Birliği (KYB) üyesi, Trabzon İl Müftülüğü Emekli Merkez Vaizi Yazar Mütercim TV Programcısı Ahmet Faik ARSLANTÜRKOĞLU hocaefendi (89), bu gün son yolculuğuna uğurlandı.

TRABZON BİR DEĞERİ DAHA HAKK'IN RAHMETİNE KAVUŞTU

Merhum Ahmet Faik ARSLANTÜRKOĞLU'nun cenazesi; bu gün (28 Mart 2019 Perşembe günü) öğle namazını müteakip Trabzon İskender Paşa Camii Şerifi'nde binlerce Mü’minin katılımı ile kılınan cenaze namazından sonra Bostancı aile mezarlığına toprağa verildi.

Allah'tan merhum Ahmet Faik ARSLANTÜRKOĞLU'na rahmet, kederli ailesine, eş dost, akraba ve yakınlarına, Diyanet Camiasına, Yazarlar ve Basın Camiasına ve sevenlerine sabırlar dileriz.

AHMET FAİK ARSLANTÜRKOĞLU KİMDİR? (1930 – 27.03.2019)

Emekli Vaiz – Yazar – Mütercim Ahmet Faik Arslantürkoğlu, 1930 yılında Trabzon-Çaykara İlçesi, Taşören Köyü'nde doğdu. İlk Kur'ân öğrenimini babası İbrahim Hocaefendi'den aldı.

Hâfızlığını da aynı köyden Cevehir-Zâde H. Ahmet seçilmiş Hoca'dan yaptı ve tecvid ilmini ilk merhalede ondan okudu. Kıraat ve talimini Of İlçesi Uğurlu Köyü'nde Meşhur Reisü'l-Kurrâ Mehmet Âşık Kutlu Hoca Efendi'den bitirdi.

Arapça ve Kur'ân ilimleri öğrenimini Çaykara İlçesi Paçan (Maraşlı) Köyü'nden Hacı İdris Efendi'den ve İstanbul'da Dersiâm Ermenekli Hacı Saffet Efendi'den bitirerek özel icâzetnâme (diploma) aldı.

1952-1965 yılları arasında meslekî göreve, Denizli-Tavas İlçesi'nde Kur'ân Kursu öğretmeni olarak başladı. Peşinden aynı ilçe vaizliğine atandı. Fahri olarak da Kur'ân kursu öğretmenliğini sürdürdü.

1965 yılında, Trabzon Merkez Vâizi Mehmet Sönmez'in istifa etmesi ile boşalan kadrosuna, imtihanla alındı.

Uzun yıllar bu görevde bulunduktan sonra, emekli oldu. İlk makâlesini 1956 yılında Diyanet Dergisi'nde yayınladı. Devam eden yıllarda Diyanet, Hakses, Kemençe, Hilâl gibi dergilerde yazıları çıktı.

Arapça ve Farsça bilen Arslantürk, 1996 da Türkiye Diyanet Vakfı'ndan ve Karadeniz Yazarları Birliği'nden teşekkür plâketleri aldı.

1946 yılında evlenmiş olup, Kâmil, Lütfi, Esmâ, Leylâ isimlerinden dört evlât babasıdır. Hanımının erken sayılacak bir yaşta vefatı onu derinden etkiledi.

Hacı Hafız Hacı Ahmet Faik Arslantürk, başta Abdullatif Harputi'nin çevirisi olmak üzere 30'un üzerinde eser yazdı.

ESERLERİNDEN BAZILARI: 

-Abdulltif Mev'ize (Türkçe ve Arapça bir arada)
-Dört Halifenin Menkıbeleri
-Ahlâk Ölçüleri
-İslâm'da Evlenme Adabı ve Müslüman Kadını
-Seçme Dualar
-Örnek Vaazlar
-Sualli Cevaplı İlmihal
-Ramazân-ı Şerif’in Özellikleri
-Alın Yazısı-Kaza ve Kader
-Gençlere Dinî ve Ahlâkî Öğütler
-İmâm-ı Gazali'nin Vasiyetnâmesi
-Aldanış (İmam-ı Gazâli'den tercüme)
-İslâm'da İlletler ve Hikmetler (Bosnalı Ali Dede'den Tercüme)
-Büyük Dua kitabı (Ahmed Ziyaü'ddin Gümüşhanevî'den Tercüme).

27.03.2019

YENİ ZELANDA OLAYI HALA TAZELİĞİNİ KORUYOR

Yeni Zelanda Nerede !? Yeni Zelanda olayı hala tazeliğini koruyor. Bir müddet daha koruyacağa benziyor…

Bundan sonra da birçok araştırmanın ve değerlendirmenin konusu olacaktır. Halihazırda zaten birçok yorum birikti. Ancak ben farklı bir yorum penceresi açmak istiyorum.

ÖNCE OLAYI ÖZETLEYELİM

15 Mart 2019 Cuma günü, Avustralyalı Hristiyan Brenton Tarrant bir grup arkadaşıyla, Yeni Zelanda Christchurch kentindeki Al Noor ve Linwood Camilerinde cuma namazı sırasında 50 kişiyi katledip 11’i ağır olmak üzere 50 kişiyi de yaralamıştı. Linwood Camisinde yapmak istediği katliamı ise yapamamıştı.

Buradan anlıyoruz ki, planlanan terör saldırısı ile yüzlerce Müslümanın katledilmesi hedeflenmiştir.

Terörist Tarrant, eylemden önce yetkililere 74 sayfalık bir manifesto gönderdi ve sosyal medyadan da paylaştı. Manifesto ile dünyanın diğer ülkelerindeki Müslümanları tehdit ediyor.

İstanbul'a yönelik tehditleri de var; “Ayasofya minarelerden kurtulacak ve Konstantinopol hak edildiği gibi tekrar Hristiyan şehri olacak” diyor.

Ayrıca, birçok idarecinin öldürülmesi gerektiğini açıkça ifade etmiş. Elbette buna Cumhurbaşkanı Erdoğan da dâhil.

Sanırım zaman içerisinde daha birçok detay ortaya çıkacaktır.
Detaylar olayı netleştirir ama fotoğrafı da değiştirir.

Buradan, aziz milletimizin dikkatine bir iki konuyu takdim etmek istiyorum.

Bunlar ilk planda benim dikkatimi çeken konulardır.

Öncelikle Hristiyan dünyası deyince, bunun bir ve bütün bir yapı olduğunu kabul etmememiz gerekir. Genellemeci bir yaklaşımdan kaçınmalıyız.

Hristiyan dünyası Ortodokslar, Katolikler ve Protestanlar olmak üzere üç ana mezhebe ayrışmıştır. Bundan öte ayrışmaları da binlerce oluşum (mezhepçilik) doğurmuştur.

Bunların içerisinden Ortodokslar bu coğrafyada yüzlerce yıl barış içerisinde yaşadığımız topluluklardır. Savaş süreçlerimiz de olmuştur ancak barış süreçlerimize nazaran daha azdır.

Katolikler ve Protestanlar ile ilişkilerimizde ise savaş süreçleri daha hâkim olan süreçlerdir.

Haçlı seferleri bu iki grubun (ağırlıkla Katolikler ve Protestanlar) önderliğinde geliştirilmiş seferlerdir. Hatta bu haçlılar, coğrafyamızdaki Ortodoksları dahi katletmekten çekinmemişlerdir.

Bu sebeple Ortodokslar’ın önemli bir kısmı İstanbul’un fethinde ‘kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz’ diyebilmiştir.

Ortodoksların merkezi Patrikhanedir.
Katoliklerin merkezi Vatikan’dır.
Protestanların genel geçer bir merkezi henüz yoktur. Ancak Batı Avrupa ve Amerika’da etkin olduklarından söz edebiliriz.

Şimdi biz henüz temsili olarak terörist Tarrant’ın bu ayrışmada nereye düştüğünü ve bu eylemin neye hizmet ettiğini bilmiyoruz.

Ancak manifestosunda açıkça görülen bir şey var. O da biz Türklerin önüne Ayasofya Camisi üzerinden Ortodoksların merkezi olan Patrikhane’yi açık hedef olarak koymasıdır. İstanbul’u, doğu yakası ve batı yakası diye ikiye ayırmasıdır.

Hâlbuki Ortodokslar ve başındaki Patrik vatandaşımızdır ve her çalışması devletimizin gözetimi, denetimi ve emaneti altındadır.

Peki şimdi,

Papa’nın gelip 13 Şubat 2016 tarihinde Patrik ile 962 yıllık meseleyi hallediyoruz diyerek samimi pozlar vermesini nasıl yorumlayacağız?
Hristiyan Siyonistlerin ve Katoliklerin bazı olaylarda zaman zaman Ortodoksların adına konuşmasını nasıl yorumlayacağız?
Örneğin terörist Tarrant’ın manifestosunun İstanbul kısmı da bu şekilde bir vekâlet konuşması değil midir?
Bu arada ABD yönetiminde kilit pozisyonlarda Katoliklerin hâkim olduğu bilinen bir gerçektir. Evanjelikler de bunun bir parçasıdır.

Görüyorsunuz işte, detaylar arttıkça şekil değişiyor.

Net hüküm vermek için henüz erken. Ama çıplak gerçek şu; küresel savaş elitleri, birlikte yaşadığımız Ortodoksları ezmemizi istiyor.

Bunun için hassas noktalarımıza baskı uyguluyor.

Bakınız şimdi dışarıdan bir ses; ‘Ayasofya’da minareleri yıkacağız’ dediği anda, içeriden bunun ekosunun ‘Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın’ olacağını bilmediklerini mi düşünüyorsunuz!

Peki, o zaman yapılmak istenen ne olabilir?
Halkı sokaklara dökerek idarenin eline demokratik bir gerekçe vermek istiyor olabilirler mi?
Neden olmasın?
Sonra da oluşacak veya oluşturulacak tabloyu, 'Bakınız Hristiyan kardeşlerimiz zulüm altında' diyerek, kendi haçlı seferlerine gerekçe olarak kullanabilirler!

ABD’nin Kudüs'ü bir Yahudi teokratik devleti olan İsrail’in başkenti olarak kabul etmesi 2017 Aralık başına denk geliyor. 2014-2017 arasında Vatikan’ın oldukça yoğun bir gündemi vardı. Papa, bölgede birçok yeri ziyaret etti. Kasım 2014 sonunda da Türkiye'yi.
Haçlı seferlerinin kurgulayıcısı Vatikan, gelişmeler karşısında neden sessiz kalıyor olabilir?
Peki, bu kadar noktadan anlamlı bir polinom geçirebilir miyiz?
Hayır !
Bize çok bilgi lazım.
Ya da? Derin bilgi!

Böyle bir oyun kurucu akıl için Tarrant, çok kullanışlı bir fanatik beyinsiz. Ama, bu tip beyinsizler kurguda çok işe yararlar.
Derler ya, oynayana değil oynatana bak!

Aziz milletimiz, kim provoke ederse etsin, hüküm vermede acele etmemelidir.

Yeni Zelanda’da katledilen kardeşlerimiz için tabi ki ağlayacağız, acılarımızı yaşayacağız ve paylaşacağız. Ama asla taşkınlık yapmayacağız.

Bizler savaştan korkan bir millet değiliz.
Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.
Ama, işin iç yüzünü tam olarak çözemediğimiz bir savaşın oyuncağı da olamayız.
Hatta ve hatta yüzlerce yıl bu coğrafyada birlikte olduğumuz ve emanetimiz altında yaşayanların dahi bazı ihanet tuzaklarına düşmemesi için çok gayret sarf etmeliyiz.

Olaylara çok daha nitelikli bakmak Cenab-ı Allah'ın Nisa Suresi 83. ayetteki şu uyarısı ile bize bir emirdir:

'Kendilerine güven veya korku veren bir haber geldiğinde onu yayıyorlar. Halbuki onu Resûlullah'a ve aralarından yetki sahibi kimselere götürselerdi, içlerinden haberin mâna ve maksadını çıkarabilenler şüphesiz onu anlarlardı. Size Allah'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz…'

En tepeden aşağı, herkesin, bu tavsiyeler doğrultusunda hareket etmesi barışın yegâne anahtarıdır.

Allah yâr ve yardımcınız olsun. …Vesselâm

(Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN)

28.03.2019

YENİ ZELANDA OLAYI HALA TAZELİĞİNİ KORUYOR

Yeni Zelanda Nerede !? Yeni Zelanda olayı hala tazeliğini koruyor. Bir müddet daha koruyacağa benziyor…

Bundan sonra da birçok araştırmanın ve değerlendirmenin konusu olacaktır. Halihazırda zaten birçok yorum birikti. Ancak ben farklı bir yorum penceresi açmak istiyorum.

ÖNCE OLAYI ÖZETLEYELİM

15 Mart 2019 Cuma günü, Avustralyalı Hristiyan Brenton Tarrant bir grup arkadaşıyla, Yeni Zelanda Christchurch kentindeki Al Noor ve Linwood Camilerinde cuma namazı sırasında 50 kişiyi katledip 11’i ağır olmak üzere 50 kişiyi de yaralamıştı. Linwood Camisinde yapmak istediği katliamı ise yapamamıştı.

Buradan anlıyoruz ki, planlanan terör saldırısı ile yüzlerce Müslümanın katledilmesi hedeflenmiştir.

Terörist Tarrant, eylemden önce yetkililere 74 sayfalık bir manifesto gönderdi ve sosyal medyadan da paylaştı. Manifesto ile dünyanın diğer ülkelerindeki Müslümanları tehdit ediyor.

İstanbul'a yönelik tehditleri de var; “Ayasofya minarelerden kurtulacak ve Konstantinopol hak edildiği gibi tekrar Hristiyan şehri olacak” diyor.

Ayrıca, birçok idarecinin öldürülmesi gerektiğini açıkça ifade etmiş. Elbette buna Cumhurbaşkanı Erdoğan da dâhil.

Sanırım zaman içerisinde daha birçok detay ortaya çıkacaktır.
Detaylar olayı netleştirir ama fotoğrafı da değiştirir.

Buradan, aziz milletimizin dikkatine bir iki konuyu takdim etmek istiyorum.

Bunlar ilk planda benim dikkatimi çeken konulardır.

Öncelikle Hristiyan dünyası deyince, bunun bir ve bütün bir yapı olduğunu kabul etmememiz gerekir. Genellemeci bir yaklaşımdan kaçınmalıyız.

Hristiyan dünyası Ortodokslar, Katolikler ve Protestanlar olmak üzere üç ana mezhebe ayrışmıştır. Bundan öte ayrışmaları da binlerce oluşum (mezhepçilik) doğurmuştur.

Bunların içerisinden Ortodokslar bu coğrafyada yüzlerce yıl barış içerisinde yaşadığımız topluluklardır. Savaş süreçlerimiz de olmuştur ancak barış süreçlerimize nazaran daha azdır.

Katolikler ve Protestanlar ile ilişkilerimizde ise savaş süreçleri daha hâkim olan süreçlerdir.

Haçlı seferleri bu iki grubun (ağırlıkla Katolikler ve Protestanlar) önderliğinde geliştirilmiş seferlerdir. Hatta bu haçlılar, coğrafyamızdaki Ortodoksları dahi katletmekten çekinmemişlerdir.

Bu sebeple Ortodokslar’ın önemli bir kısmı İstanbul’un fethinde ‘kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederiz’ diyebilmiştir.

Ortodoksların merkezi Patrikhanedir.
Katoliklerin merkezi Vatikan’dır.
Protestanların genel geçer bir merkezi henüz yoktur. Ancak Batı Avrupa ve Amerika’da etkin olduklarından söz edebiliriz.

Şimdi biz henüz temsili olarak terörist Tarrant’ın bu ayrışmada nereye düştüğünü ve bu eylemin neye hizmet ettiğini bilmiyoruz.

Ancak manifestosunda açıkça görülen bir şey var. O da biz Türklerin önüne Ayasofya Camisi üzerinden Ortodoksların merkezi olan Patrikhane’yi açık hedef olarak koymasıdır. İstanbul’u, doğu yakası ve batı yakası diye ikiye ayırmasıdır.

Hâlbuki Ortodokslar ve başındaki Patrik vatandaşımızdır ve her çalışması devletimizin gözetimi, denetimi ve emaneti altındadır.

Peki şimdi,

Papa’nın gelip 13 Şubat 2016 tarihinde Patrik ile 962 yıllık meseleyi hallediyoruz diyerek samimi pozlar vermesini nasıl yorumlayacağız?
Hristiyan Siyonistlerin ve Katoliklerin bazı olaylarda zaman zaman Ortodoksların adına konuşmasını nasıl yorumlayacağız?
Örneğin terörist Tarrant’ın manifestosunun İstanbul kısmı da bu şekilde bir vekâlet konuşması değil midir?
Bu arada ABD yönetiminde kilit pozisyonlarda Katoliklerin hâkim olduğu bilinen bir gerçektir. Evanjelikler de bunun bir parçasıdır.

Görüyorsunuz işte, detaylar arttıkça şekil değişiyor.

Net hüküm vermek için henüz erken. Ama çıplak gerçek şu; küresel savaş elitleri, birlikte yaşadığımız Ortodoksları ezmemizi istiyor.

Bunun için hassas noktalarımıza baskı uyguluyor.

Bakınız şimdi dışarıdan bir ses; ‘Ayasofya’da minareleri yıkacağız’ dediği anda, içeriden bunun ekosunun ‘Zincirler kırılsın Ayasofya açılsın’ olacağını bilmediklerini mi düşünüyorsunuz!

Peki, o zaman yapılmak istenen ne olabilir?
Halkı sokaklara dökerek idarenin eline demokratik bir gerekçe vermek istiyor olabilirler mi?
Neden olmasın?
Sonra da oluşacak veya oluşturulacak tabloyu, 'Bakınız Hristiyan kardeşlerimiz zulüm altında' diyerek, kendi haçlı seferlerine gerekçe olarak kullanabilirler!

ABD’nin Kudüs'ü bir Yahudi teokratik devleti olan İsrail’in başkenti olarak kabul etmesi 2017 Aralık başına denk geliyor. 2014-2017 arasında Vatikan’ın oldukça yoğun bir gündemi vardı. Papa, bölgede birçok yeri ziyaret etti. Kasım 2014 sonunda da Türkiye'yi.
Haçlı seferlerinin kurgulayıcısı Vatikan, gelişmeler karşısında neden sessiz kalıyor olabilir?
Peki, bu kadar noktadan anlamlı bir polinom geçirebilir miyiz?
Hayır !
Bize çok bilgi lazım.
Ya da? Derin bilgi!

Böyle bir oyun kurucu akıl için Tarrant, çok kullanışlı bir fanatik beyinsiz. Ama, bu tip beyinsizler kurguda çok işe yararlar.
Derler ya, oynayana değil oynatana bak!

Aziz milletimiz, kim provoke ederse etsin, hüküm vermede acele etmemelidir.

Yeni Zelanda’da katledilen kardeşlerimiz için tabi ki ağlayacağız, acılarımızı yaşayacağız ve paylaşacağız. Ama asla taşkınlık yapmayacağız.

Bizler savaştan korkan bir millet değiliz.
Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.
Ama, işin iç yüzünü tam olarak çözemediğimiz bir savaşın oyuncağı da olamayız.
Hatta ve hatta yüzlerce yıl bu coğrafyada birlikte olduğumuz ve emanetimiz altında yaşayanların dahi bazı ihanet tuzaklarına düşmemesi için çok gayret sarf etmeliyiz.

Olaylara çok daha nitelikli bakmak Cenab-ı Allah'ın Nisa Suresi 83. ayetteki şu uyarısı ile bize bir emirdir:

'Kendilerine güven veya korku veren bir haber geldiğinde onu yayıyorlar. Halbuki onu Resûlullah'a ve aralarından yetki sahibi kimselere götürselerdi, içlerinden haberin mâna ve maksadını çıkarabilenler şüphesiz onu anlarlardı. Size Allah'ın lutfu ve rahmeti olmasaydı, azınız müstesna, şeytana uyup giderdiniz…'

En tepeden aşağı, herkesin, bu tavsiyeler doğrultusunda hareket etmesi barışın yegâne anahtarıdır.

Allah yâr ve yardımcınız olsun. …Vesselâm

(Prof. Dr. Mete GÜNDOĞAN)

28.03.2019

27 Mart 2019 Çarşamba

JANDARMA GENEL KOMUTANI ORGENERAL ARİF ÇETİN, VALİ USTAOĞLU'NU ZİYARET ETTİ

TRABZON - Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı birliklere denetlemede bulunmak üzere Trabzon'a gelen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif ÇETİN, Trabzon Valisi İsmail USTAOĞLU'nu makamında ziyaret etti.

Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Orgeneral Çetin, Vali USTAOĞLU ile birlikte valilik makamında bir süre görüştü.


Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif ÇETİN'e ziyaret esnasında;

Jandarma Genel Komutanlığı MEBS Başkanı Tuğgeneral Engin ÇIRAKOĞLU, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hasan KOÇYİĞİT, Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ahmet HACIOĞLU, Trabzon Jandarma Komutanı Tuğgeneral Halil ŞEN, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı S.G Albay Ali Münir GÜMÜŞBAYKAL, 17. Komando Tugay Komutan Yardımcısı Piyade Albay Ahmet Burak YÜRÜTEN, İl Emniyet Müdürü Orhan ÇEVİK eşlik etti. 

27.03.2019

TRABZON MEBUSU ŞEHİT ALİ ŞÜKRÜ BEY, YENİLENEN KABRİ BAŞINDA DUALARLA ANILDI

TRABZON - 27 Mart 1923 tarihinde, Siyasi İhtiraslara kurban edilen I. TBMM Trabzon Mebusu Şehid-i Muazzez Ali Şükrü Bey, şehit edilişinin 96'ncı yıl dönümünde Boztepe'deki yenilenen kabri başında dualarla anıldı.
Törende; Devlet eski Bakanı Faruk Nafiz ÖZAK, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi GÜMRÜKÇÜOĞLU, Trabzon Milletvekili Salih CORA, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin GENÇ, AK Parti Ortahisar İlçe Temel ALTUNBAŞ, Araştırmacı-Yazar Sadık ALBAYRAK, kamu kurumları ve STK'ların temsilcileri, siyaset, iş, spor ve sanat dünyasından çok sayıda isim hazır bulundu.

Törende katılımcılara seslenen Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Şehit Ali Şükrü Bey'in kabrinin yeniden düzenlenmesi için bizatihi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimat verdiğini, bu talimatı yerine getirmiş olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

Trabzon'da yapımını sürdürdükleri 7700 kişilik Şehir Camii ve Külliyesini de Trabzon'a kazandırmakta olduklarını belirten Gümrükçüoğlu, şunları kaydetti:

"Ali Şükrü Bey, kurucu meclisimizde Trabzon mebusuydu. Kendisini çok iyi yetiştirmiş, 39 yaşında şahadete yürümüş bir değerimizdir. Mukaddes davasında Allah'tan başka hiç kimseden korkmayarak büyük mücadelesine devam etti.

O büyük mücadelesinin neticesinde Ankara’da katledilerek şehit edildi. Sonrasında da burada, doğduğu topraklarda, Trabzon'un Boztepe'sinde defnedildi.

Önemli olan tarihi hakikatlerin ortaya çıkması ve bizlerin Ali Şükrü Bey ve onun gibilerin yolundan yürümemiz, onun davasına sahip olmamız ve o davanın bütün insanlığa huzur getirmesi için yolumuza devam etmemizdir.

Bu şehrin bir İslam diyarı olduğunun mührünü vuracak olan 7700 kişilik caminin bizatihi tensibini yapan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bizatihi Trabzon'daki mitinginde ‘Benim himayemdeki Trabzon Şehir Camisi ve Külliyesi hayırlı olsun’ demişlerdir!.

Geçtiğimiz tarihlerde bu kabir gizlenmek istenmiştir. Kimse farkında olmasın istenmiştir. Orhan Karakullukçu Belediye Başkanımızın geçmişlerine rahmet diliyorum. Bu kabri ortaya çıkarmıştır. Yerini tescil etmiştir. Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 3 yıl önce Trabzon'a geldiğinde Ali Şükrü Bey ve onun davasına sahip çıkmaktan bahsetmişti. Sonra da akşam karanlığında buraya gelmiştir. Yanında bakanlarımız, komutanlarımız vardı. Ben de âcizane refakat ediyordum. Döndü ve bana dedi ki; ‘Orhan Bey, Ali Şükrü Beye yakışan ama mütevazı bir düzenlemeyi senden bekliyorum’ dedi. ‘Başüstüne’ dedim. Allah nasip etti, vefat yıldönümüne yetiştirmek nasip oldu. Allah’a şükür bu kabri yeniden düzenlemek nasip oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın o talimatlarını yerine getirebildiğim için Allah'a şükrediyorum. Allah-u Teâlâ onun gücünü kuvvetini arttırsın."

Devlet eski Bakanı Faruk Nafiz Özak ise konuşmasında herkesin tarihini çok iyi öğrenmesi gerektiğini ifade etti.

Devlet eski Bakanı Faruk Nafiz Özak:

"Ali Şükrü Bey rahmet ve minnetle anıyoruz. Kısa ömrüne çok önemli ve değerli işler sığdırmış bir büyüğümüzdür. Biz çocukken bize Ali Şükrü Beyi öğretmediler, anlatmadılar. Daha sonra öğrenmeye başladık. Sayın Orhan Karakullukçu, burayı mütevazı bir kabir olarak ziyarete açtı.

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın anlattığı gibi Sayın Cumhurbaşkanımız buraya geldi. Geçmişimizi iyi öğrenmemiz lazım. Benim bir projem var. Milli Eğitim Bakanımıza da buna söyleyeceğim. Trabzonlu öğrenciler, Trabzon tarihini, Yozgatlı öğrenciler Yozgat tarihini, Giresunlu öğrenciler Giresun tarihini okumalılar. Bu gün Trabzonlu olup Ali Şükrü beyi bilmeyen Trabzonlular var. Bu, Milli Eğitim müfredatına girmeli. Hepimiz tarihimizi öğrenmeliyiz" dedi.

Araştırmacı-Yazar Sadık Albayrak, Ali Şükrü Bey'in yaşamı ve şehit edilmesine ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.

Araştırmacı-Yazar Sadık Albayrak:

"Çocukluğumda Cudibey'de okurken akşamları buralara çıkardık. Maalesef gözleri kapalı dolaşan bir nesildik. Osmanlı İmparatorluğu'nun beş büyük şehrinden biriydi Trabzon. Bize kimliğimizi unutturmak istediler. Kimliğimizi bilmek, tarihimizi öğrenmek zorundayız" diye konuştu.

KTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Alkan ise:

"Bu güzel faaliyete vesile oldukları için Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu'na teşekkür ediyoruz.

Ali Şükrü Beyin kabrinin yenilenmesi için yaptıklarından dolayı kendisine müteşekkiriz. Ali Şükrü Bey, ülkemizin şehrimizin çok önemli değerlerinden bir tanesidir. Entelektüel kimliği, İslami kimliği, siyasi kimliği, askeri, kimliği ile öne çıkmış, her alanda ülkemize ciddi katkılar sağlayan bir değerimizdir.

Ali Şükrü Beyin gerçek kimliğini tüm yönleri ile ortaya çıkardık. Trabzonlular olarak, Ali Şükrü Bey'i gündeme Türkiye'nin bütün mesellerine getirdiği çözüm öneri ile gündeme getirmeliyiz" ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından I. TBMM Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey, Kur'an ve dualarla yâd edildi.

27.03.2019